Türkiye Sinemasında İlk Film Dönemi 22...
Ve vakit gelmiş 22’ye… Ne zamandır 22’yi benim sayım, uğurlu rakamım olarak belledim bilmiyorum ama aramızda kendiliğinden öyle bir şey oluverdi işte! O zaman bu sefer kameram ve ben 22’nin gizemini araştırmak üzere yollara düşelim dedik! Yook Edirne’ye gidip ciğer yedik geldik demeyeceğim tabii, daha gizemli arayışlar peşindeyiz valla! Banu Bozdemir Önce 22 numaralı otobüse atladık. İstinye’ye gidiyormuş. Bundan iyi hat mı olur, İstinye Bayırı’nda kalmıştım kısa bir sürede olsa. Karşınızda Emirgan korusu, mis gibi ağaç kokusu, sincaplar, az aşağısı deniz… Mesajı nereye oturtacağımı bilmiyorum ama kameramı balık tutar gibi denizin kenarına oturttum. Kendimde yönetmen sandalyesine. Bir süre sonra buradan çıkacak mesajın kalabalık, deniz kirliliği, korna sesi olacağına karar verdik. Bir şeyler çekmek isteyen ama sanatsal, evresel ve çevresel faktörler bulamayan iki kişi ne yapar aramaya ve yollarda olmaya devam eder. Gel dedim Yeniköy’de Emek Cafe vardı, hala var. Semtin dokusuna en uygu...