Kayıtlar

Şubat, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

!f İstanbul’da ödüller yerli sinemaya gitti!

Resim
!f İstanbul’un 2016 ödülleri belli oldu! Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Keş!f Uluslararası Yarışma’nın jürisi, ödülü Türkiye’den “Veşartî/Gizli” filmiyle Ali Kemal Çınar ve Çin’den “Kaili Blues”un yönetmeni Bi Gan arasında paylaştırırken, SİYAD Ödülü de yine Ali Kemal Çınar’a verildi. Aşk ve Başka Bi’ Dünya Yarışması’nın birincisi İtalya yapımı “Lost And Beautiful/Kayıp ve Güzel” seçilirken, Jüri Özel Ödülü de Türkiye’den Berke Baş ve Melis Birder’in “Bağlar” filmine gitti. Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülü ise Yakup Tekintangaç’ın yönettiği “Azad”dan yana oldu!

Berlin'in en iyileri İstanbul Film Festivali'nde!

Resim
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından on ikinci kez Akbank’ın desteğiyle yapılacak olan İstanbul Film Festivali 7-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Berlin Film Festivali’nden (Berlinale) ödülle dönen filmler, Türkiye’de ilk kez 35. İstanbul Film Festivali’nde izleyici ile buluşacak.

Babasının kızı, annesinin oğlu!

Babasının Kızı / Daddy’s Girl festivalin en kişisel hikayelerinden diyebiliriz. Melisa Üneri’nin kendi hayatından bir kesiti aksettirdiği flm bir – baba kız hikayesi. Türk olan babasının Finlandiya’da tek başına büyüttüğü Melisa, baba ilgisinden bunalmış bir kadın!

Kaşif Karınca'nın keşfi!

Hayatımda hiçbir zaman beyaz yakalı olmadım, olmamak için çaba harcadım da sanırım! Uzun zamandır çocuk kitapları yazıyorum ve artık çocukların dünyasında bir yerim olduğuna inanıyorum. Onları anlama halim genelde çocukluğuma uzanmamla oluyor ve hop bir öykü çıkıyor ortaya… Banu Bozdemir Kaşif Karınca da kendi adıma da, sanırım yayıncımın dediği kadarıyla iş dünyasına bakış anlamında da yeni bir yol denedik. Çocuk kafasıyla büyüklere kitap yazdım. Ama bunlar iş dünyasının çarklarına fena kapılmış, hayatlarının büyük bir kısmını plazalarda geçiren beyaz yakalılar dediğimiz kesimi anlamaya, onları düştükleri rutinin içinde biraz da olsa farkındalık yaratmaya iten bir kafayla yazıldı. Benim için bir yandan aynı ama bir yandan da farklı bir yazım süreciydi. Çünkü çocuk kafasıyla ama büyüklere yazdığını bilerek yazmak. Onlara amatörce, basit, yaşama dair önermeler sunmak, çıkış yolları yaratmak üzerine kuruluydu. İki karıncanın yolculuğunda şekillenen anlatım yeni yollar yaratmak, yeni fiki...

Okan Üniversitesi 6. Öğrenci Filmleri Kısa Film Yarışması

Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü’nün düzenlediği 6. Öğrenci Filmleri Kısa Film Yarışması, kurmaca ve belgesel kategorilerinde düzenleniyor. Yarışmaya 01 Eylül 2014 tarihinden sonra yapılmış filmler başvurabilecek.

Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri Yayınlandı

Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri ‘nde sinema dünyalarının kapısını aralayan 21 yönetmen bir araya getirildi. Rıza Oylum’un hazırladığı kitapta; Almanya, Arjantin, Çin, Filistin, Fransa, İtalya, İngiltere, İran, İsveç, Japonya, Kore, Polonya, Rusya, Mısır ve Yunanistan’dan yönetmenler var.

5 ülkeden 5 farklı Hamlet!

Resim
27. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin bu yılki sürprizlerinden birisi Hamlet seçkisi. Sinemaseverler, “Dünyada Çürümüş Bir Şeyler Var!” başlığı taşıyan bu bölümde Yugoslavya, Almanya, Finlandiya, Fransa ve İngiltere’den farklı dönemlerde beyazperdeye uyarlanan Hamlet filmlerini izleme fırsatı bulacak. 

Tarihin içinden modern zamanlara: Süreyya Sineması...

Resim
İçine girdiğinizde o atmosferi solumuş binlerce insanın yaşanmışlığıyla karşılıyor bizi Süreyya Sineması. 1927 yılından beri dimdik ayakta. 700 kişilik kocaman bir salon, localar. Eski dönemlerden kalma bir anıyı tazelemek gibi orada film izlemek… Duvarlarında çınlayan sesler, oturduğunuz koltuk, içine daldığınız perde… Süreyya Sineması’nda film izlemenin bir ayrıcalığı olmalı. Ama Süreyya Sineması bir çınar gibi direniyor etrafında yeni açılan son teknolojinin son imkanlarıyla donatılmış salonlara ve korsana… Süreyya Sinemasının beşinci kuşak sahibi Bige Aksel’le Süreyya Sineması’nı konuştuk…  Önümüze konan tablo çok da iç açıcı değildi doğrusu… Bige Aksel, sinema sektöründe kuvvetli bir yer edinmek üzere gereken teknolojik yatırımları yaparak 1930’dan bugüne kadar devam etmiş tarihi bir sinema diyor Süreyya sineması için…  ( Röportajı 2005 yılında yapmış olmalıyım)   Banu Bozdemir  1930’larda sinema olarak mı açılmış peki… Evet, 1927 yılında açıldığında opera salonuydu. Ondan sonra 1...

Solcuya da sağcıya da gazoz!

Resim
Yüksel Aksu ilk iki filmiyle yakaladığı organik naiflik damarını İftarlık Gazoz’la biraz daha siyasi bir çizgiye taşıyor, bunu neden yaptığının cevabını tam olarak öğrenemesek de ülkenin siyasi durumundan bir etkilenme olarak algılayabiliriz. Dondurmam Gaymak bize Ege insanına, yitip giden değerlere sahip çıkmaya ve farklı bir komedi algısına dair güzel bir tat vermişti, aynı şekilde Entelköy Efeköy’e Karşı’da alternatif bir yaşamın komedisini ve aklını yine Egece sunmuştu bizlere. Bu filmlerinin altyapısında daha çok sosyal göndermeler olduğunu söylemek mümkün ama İftarlık Gazoz ramazan orucuyla ölüm oruçlarını bir bünyede birleştirerek daha farklı bir eleştirel zemin yakalıyor. Bu kez karşımızda büyük firmaların yaratmaya çalıştığı tekele direnmeye çalışan bir gazozcu var. Cibar Kemal Usta ve küçük Adem arasında yaşanan usta-çırak ilişkisi öğretileri filmin ana yolunu çiziyor. Ama çocukluk takıntılarının büyüyene kadar peşimizi bırakmadığı gerçeği biraz acı bir şekilde tezahür ediyor...

Kadın sinema yazarlarından 'artık yeter' tepkisi!

Sanatın dönüştürme gücünün hiçe sayıldığı bir sinema anlayışına doğru yol alıyoruz, ne yazık ki! Sinemaya – daha geniş manada da sanata – yaşamın her unsuru konu olabilir, sanatçı her şeyi anlatabilir. Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir husus vardır ki o da özellikle sinemanın toplumu dönüştürme etkisidir. Artık “Halk bunu istiyor, halk buna gülüyor, şuna ağlıyor” gibi bahaneler bir tarafa bırakılmalı ve sinemanın yaygınlaştırıcı etkisi üzerine ciddiyetle düşünülmelidir.

Fantastik Dörtlü Film Festivali!

Visegrad Grubu ortaklığına dayanarak, Hezarfen Film Galeri  Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan ve Slovakya filmlerini İzmir’de sanat severlere sunar. Şehirdeki bu ilk Orta Avrupa Film Festivali’nin teması “Fantastik Dörtlü”. 

27. İstanbul Kısa film Festivali sonuçları...

Resim
*EN İYİ KURMACA KISA FİLM ÖDÜLÜ: “ÇEVİRMEN” ( Yönetmen: Emre Kayış ) *EN İYİ BELGESEL KISA FİLM ÖDÜLÜ: “TARZAN KEMAL” ( Yönetmen : Caner Özdemir )

Ödüllü filmler Akbank Kısa Film Festivali’nde

Resim
Türkiye’de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan, bu yıl 7-17 Mart 2016 tarihleri arasında   12. kez düzenlenecek olan Akbank Kısa Film Festivali’nin “Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar” bölümünün ön eleme sonuçları belli oldu.

Sakince ve saygıyla seven Carol!

Resim
Bir film çeşitli dallarda Oscar’a aday olunca arkasından amansız tartışmaların dönmesi de kaçınılmaz oluyor. Carol altı dalda Oscar’a aday. Bunların başını en iyi kadın oyuncu adaylığıyla Carol’a hayat veren Cate Blanchett çekerken, yardımcı kadın oyuncu adaylığına da Therese rolüyle Rooney Mara oturuyor. Zaten filmin çok aşırı uçlarda seyretmese de bir performans filmi olduğunu söylemek mümkün. Yani 1950’ler atmosferinde iki kadın arasındaki duygusal ilişkiye doğru yavaşça, çok sade bir şekilde çekiliyoruz. Film bunu gayet sakince yapıyor, sanki o dönemlerin atmosferi buymuş gibi. Banu Bozdemir  Film Patricia Highsmith’n The Price of Salt romanından uyarlama. Todd Haynes ise bu filmle ilgili olarak aklımıza hemen daha önceki filmlerinden olan Cennetten Çok Uzakta ile geliyor. Aynı şekilde 1950’ler atmosferinde geçen film bu kez eşcinsel olduğunu söyleyen kocanın açıklamasıyla krize giren, dışarıdan çok idealize duran bir ilişkinin sınırlarını ve damarlarını anlatıyordu. Hatta film iki...

Tarlabaşı Toplum Merkezi Kısa Film Yarışması

Çok kültürlü bir bölge olması ile bilinen Tarlabaşı’nda eşitlik ve insan hakları ilkesiyle çalışan toplum merkezi, şiddetin her türlüsüne karşı çıkarak barış kültürünün yaygınlaşması için çalışır; yöntem olarak sanatın her çeşidini benimser. ( TTM İlkelerimiz ) Şimdi profesyonel ve amatör siz kısa film severleri “çok kültürlülük” temalı kısa film yarışmamıza katılmaya davet ediyoruz.** Gelin hep birlikte tek düzeliğe ve tekin hegamonyasına renklerimiz, tadlarımız, tarihlerimiz, dillerimiz, inançlarımız, sosyal sınıflarımız, yaşlarımız, coğrafyalarımız, bedenlerimiz, cinsiyet kimliklerimiz ve cinsel yönelimlerimiz, fikirlerimiz, seslerimiz, şarkılarımız, yaşamlarımız ve niceleriyle meydan okuyalım. Başvuru Formu  ve  Yönetmelik  için tıklayınız. *Tarlabaşı Toplum Merkezi saha taraması kapsamında ev ziyaretlerinde kadınların Tarlabaşı için tanımlamalarından alıntılanmıştır. **Son başvuru tarihi 11 Mart 2016 Cuma gece yarısına kadardır.